
Son Güncelleme: Nisan 2026 | Bu içerik en güncel YÖKDİL soru analiziyle hazırlanmıştır.
İlgili İçerikler: YÖKDİL Rehberi | YÖKDİL Puan Hesapla | YÖKDİL Gramer Stratejisi | YDS Phrasal Verbs | YÖKDİL Çıkmış Sorular Analizi
💡 e-YÖKDİL Fırsatı: YÖKDİL yılda 2 kez yapılır, e-YÖKDİL ise yılda 8+ oturumla esnek takvim sunar. e-YÖKDİL Rehberi
YÖKDİL bir akademik dil sınavı. Bu yüzden sınavda gördüğün metinler tıbbi bir araştırma makalesi, bir sosyal bilim çalışması ya da bir fizik kuramı tartışması olabilir. Ve akademik İngilizce'nin omurgasında — günlük İngilizce'den ayrılan en belirgin yerinde — phrasal verb'ler bulunur. Bilimsel makale yazarları "investigate" yerine "look into", "propose" yerine "put forward", "challenge" yerine "call into question" kullanır. ÖSYM bu seçimleri özellikle test eder çünkü bir adayın akademik metni gerçekten anlayıp anlamadığının en doğrudan göstergesi phrasal verb bilgisi. 2026 YÖKDİL'de her sınavda doğrudan 2-3 phrasal verb sorusu çıkıyor; cloze test ve paragraf bölümlerinde ise bilgi 5-7 sorunun doğru cevabını etkiliyor. Bu rehberde YÖKDİL'in 3 alanı olan Sosyal Bilimler, Sağlık Bilimleri ve Fen Bilimleri için özel phrasal verb listeleri, akademik bağlamda sıkça kullanılan kalıplar ve sınav stratejilerini bulacaksın.
YÖKDİL Phrasal Verbs Neden Akademiktir?
YDS akademik+genel İngilizce karışımıdır; YÖKDİL ise tamamen akademik bağlama özgüdür. Bu yüzden YÖKDİL'in phrasal verb'leri farklıdır:
| Boyut | YDS Phrasal Verbs | YÖKDİL Phrasal Verbs |
|---|---|---|
| Bağlam | Genel + akademik karışık | Tamamen akademik metinler |
| Sıklık | Günlük + akademik | Bilimsel makale ağırlıklı |
| Örnekler | turn out, give up, take off | put forward, draw upon, call into question |
| Eşanlamlı | günlük | akademik (devise, propose, hypothesize) |
| Alan farkı | YOK | Sosyal/Sağlık/Fen alanlarına göre değişir |
1. Tüm Alanlar İçin Ortak Akademik Phrasal Verbs (Çekirdek Liste)
Bu phrasal verb'ler YÖKDİL'in 3 alanında da sıkça çıkar. Hem ortak hem akademik tonludur:
| Phrasal Verb | Türkçe | Akademik Eşanlamlısı | Örnek |
|---|---|---|---|
| account for | açıklamak; oluşturmak (oran) | explain, constitute | This factor accounts for 60% of the variance. |
| build upon / on | üzerine inşa etmek | extend, develop further | The new theory builds upon previous research. |
| call into question | sorgulamak | challenge, question | The findings call into question the original hypothesis. |
| carry out | yapmak, gerçekleştirmek | conduct, perform, execute | The team carried out a comprehensive study. |
| come up with | ortaya atmak, geliştirmek | devise, propose, generate | Researchers came up with a novel approach. |
| draw on / upon | yararlanmak, faydalanmak | utilize, derive from | The study draws upon multiple data sources. |
| draw a conclusion / draw conclusions | sonuç çıkarmak | conclude, infer | The author draws several conclusions from the data. |
| focus on | odaklanmak | concentrate on, examine | This paper focuses on environmental impact. |
| give rise to | yol açmak, doğurmak | cause, lead to, produce | The reaction gave rise to unexpected compounds. |
| look into | araştırmak | investigate, examine | Scientists are looking into the cause of the phenomenon. |
| point out | belirtmek, dikkat çekmek | highlight, indicate | The researchers point out several limitations. |
| put forward | ileri sürmek, önermek | propose, suggest, advance | Darwin put forward the theory of evolution. |
| refer to | atıfta bulunmak; bahsetmek | cite, mention | The text refers to a famous philosopher. |
| result in | ... ile sonuçlanmak | cause, lead to | Climate change has resulted in extreme weather. |
| rule out | dışlamak, elemek | exclude, eliminate | The doctors ruled out cancer as the cause. |
| shed light on | aydınlatmak, açıklamak | clarify, illuminate | The discovery sheds light on ancient civilizations. |
| stem from | kaynaklanmak | originate from, arise from | His success stems from years of dedication. |
| take into account | hesaba katmak, göz önünde tutmak | consider, factor in | We must take into account all variables. |
| touch upon / on | kısaca değinmek | address briefly | The article touches upon ethical concerns. |
| turn out | sonuçlanmak, ortaya çıkmak | result, prove to be | The hypothesis turned out to be incorrect. |
2. SOSYAL Bilimler İçin Phrasal Verbs (YÖKDİL/Sosyal)
Sosyal bilimler alanında — ekonomi, sosyoloji, psikoloji, tarih, hukuk, eğitim — sıkça kullanılan phrasal verb'ler:
| Phrasal Verb | Türkçe | Akademik Bağlam |
|---|---|---|
| argue against / for | karşı/lehte argüman sunmak | The economist argues against austerity measures. |
| back up | desteklemek (kanıt ile) | The data backs up the theory. |
| boil down to | özetle ... olmak | The issue boils down to inequality. |
| break out | patlak vermek (savaş, kriz) | The war broke out in 1939. |
| bring about | yol açmak, doğurmak | The reform brought about significant change. |
| bring up | 1) yetiştirmek 2) gündeme getirmek | The study brings up important questions. |
| cope with | başa çıkmak | Society must cope with rapid urbanization. |
| deal with | ele almak, ilgilenmek | The chapter deals with social mobility. |
| fall behind | geride kalmak | Many countries fall behind in education metrics. |
| figure out | anlamak, çözmek | Historians have yet to figure out the cause. |
| get across | aktarmak (mesaj) | The author gets her message across effectively. |
| go through | yaşamak, geçirmek | The economy went through a recession. |
| hand down | nesilden nesle aktarmak | Traditions are handed down through generations. |
| hold back | geri tutmak, engellemek | Political instability holds back development. |
| look back on | geriye dönüp bakmak | When we look back on history, patterns emerge. |
| look up to | saygı duymak, örnek almak | Children look up to their parents. |
| make sense of | anlamlandırmak | Researchers try to make sense of the data. |
| pass down | nesilden nesle aktarmak | Cultural values are passed down to children. |
| resort to | başvurmak (çare olarak) | Some governments resort to repression. |
| rise above | üstesinden gelmek | Society must rise above prejudice. |
| set out | amaçlamak; açıklamak | The treaty sets out clear objectives. |
| take over | devralmak; yönetimi ele almak | The government took over the company. |
| take up | başlamak (görev, hobi) | She took up the position of director. |
| weigh in on | fikir beyan etmek | Many experts weighed in on the debate. |
3. SAĞLIK Bilimleri İçin Phrasal Verbs (YÖKDİL/Sağlık)
Tıp, eczacılık, veterinerlik, biyoloji ve sağlık bilimleri alanlarında sıkça karşımıza çıkan phrasal verb'ler:
| Phrasal Verb | Türkçe | Akademik Bağlam |
|---|---|---|
| break down | parçalamak (kimyasal); çökmek (sağlık) | Enzymes break down food molecules. |
| bring about | yol açmak (hastalık) | Stress can bring about chronic conditions. |
| bring on | tetiklemek (hastalık, ataq) | Certain foods can bring on migraines. |
| build up | biriktirmek (vücutta) | Toxins build up in the liver. |
| burn out | tükenmek (mesleki) | Doctors often burn out due to long hours. |
| carry out | yapmak (deney, prosedür) | Researchers carried out clinical trials. |
| come down with | (hastalığa) yakalanmak | She came down with the flu. |
| cut down on | azaltmak | Patients should cut down on sugar. |
| fight off | savuşturmak (hastalık, enfeksiyon) | The immune system fights off infections. |
| flare up | alevlenmek (kronik hastalık) | Asthma can flare up in cold weather. |
| get over | iyileşmek (hastalıktan) | She got over the flu in a week. |
| give off | yaymak (gaz, ısı, koku) | The reaction gives off heat. |
| hold up | dayanmak (vücut, organ) | His heart held up during surgery. |
| knock out | baygın etmek | The anesthetic knocked her out. |
| lay off | bırakmak (alışkanlık) | The doctor told him to lay off alcohol. |
| look out for | dikkat etmek (semptomlara) | Look out for warning signs of stroke. |
| pass away | vefat etmek | The patient passed away peacefully. |
| pass out | bayılmak | He passed out from heat exhaustion. |
| pick up | kapmak (hastalık) | I picked up a cold from the office. |
| set in | başlamak (olumsuz durum) | Infection set in after the surgery. |
| show up | belli olmak (semptom) | Symptoms may show up later in life. |
| suffer from | ... mustarip olmak | Many adults suffer from chronic pain. |
| take in | almak (besin, ilaç) | The body takes in nutrients through digestion. |
| throw up | kusmak | The patient threw up after the medication. |
| ward off | uzak tutmak (hastalık) | Vitamin C may help ward off colds. |
| wear off | etkisi geçmek (ilaç) | The painkiller wore off in 4 hours. |
4. FEN Bilimleri İçin Phrasal Verbs (YÖKDİL/Fen)
Fizik, kimya, mühendislik, matematik, bilgisayar bilimleri ve doğa bilimleri alanlarında sıkça kullanılan phrasal verb'ler:
| Phrasal Verb | Türkçe | Akademik Bağlam |
|---|---|---|
| break down | parçalamak; bozulmak | The compound breaks down at high temperatures. |
| break up | parçalanmak | The asteroid broke up in the atmosphere. |
| burn out | yanıp tükenmek | The fuse burned out due to overload. |
| burst into | aniden ... başlamak (alev) | The fuel burst into flames. |
| carry out | yapmak (deney) | The lab carried out 100 experiments. |
| cool down | soğumak | The reactor must cool down before maintenance. |
| come into being / existence | oluşmak, var olmak | The universe came into being 13.8 billion years ago. |
| cut off | kesmek (gücü) | The power was cut off during the storm. |
| die out | tükenmek (tür) | Many species die out due to deforestation. |
| fall apart | parçalanmak, dağılmak | The structure fell apart under stress. |
| filter out | filtrelemek | The membrane filters out impurities. |
| give off | yaymak (ışık, gaz, ısı) | The bulb gives off both light and heat. |
| give out | tükenmek (enerji, kaynak) | The battery gave out after 8 hours. |
| go off | patlamak; çalmak (alarm) | The alarm went off when smoke was detected. |
| heat up | ısınmak | The metal heats up rapidly. |
| let off | yaymak (gaz, ısı) | The reaction let off significant heat. |
| make up | oluşturmak | Hydrogen and oxygen make up water. |
| melt down | erimek (nükleer) | The reactor began to melt down. |
| plug in | fişe takmak | Plug in the device before powering on. |
| scale up / down | büyütmek / küçültmek | The technology can be scaled up for industry. |
| set off | tetiklemek (reaksiyon) | A small spark set off the chain reaction. |
| shut down | kapatmak | The system was shut down for maintenance. |
| speed up / slow down | hızlandırmak / yavaşlatmak | Catalysts speed up chemical reactions. |
| switch on / off | açmak / kapatmak | The mechanism switches on automatically. |
| wear out | aşınmak, yıpranmak | The bearings wear out over time. |
5. Akademik Phrasal Verb'lerin Eşanlamlı Eşleştirmesi
YÖKDİL'de sıkça bir phrasal verb'ün akademik karşılığını veya tersini soran sorular çıkar:
| Phrasal Verb | Tek Kelime Akademik Karşılığı | Anlam |
|---|---|---|
| account for | explain / constitute | açıklamak / oluşturmak |
| back up | support / corroborate | desteklemek |
| boil down to | amount to / equate to | özetle ... olmak |
| bring about | cause / induce / generate | yol açmak |
| build upon | extend / develop | üzerine inşa etmek |
| call into question | challenge / dispute | sorgulamak |
| carry out | conduct / execute / perform | yapmak |
| come up with | devise / formulate / generate | geliştirmek |
| deal with | address / handle / tackle | ele almak |
| draw upon | utilize / leverage | yararlanmak |
| find out | discover / ascertain / determine | öğrenmek |
| give rise to | cause / engender / produce | doğurmak |
| look into | investigate / examine / probe | araştırmak |
| make up | constitute / compose / form | oluşturmak |
| point out | indicate / highlight / underscore | belirtmek |
| put forward | propose / advance / submit | ileri sürmek |
| refer to | cite / mention / allude to | atıfta bulunmak |
| result in | cause / yield / produce | ... ile sonuçlanmak |
| rule out | exclude / eliminate / preclude | elemek |
| set out | aim / seek / endeavor | amaçlamak |
| shed light on | clarify / illuminate / elucidate | aydınlatmak |
| stem from | originate from / arise from | kaynaklanmak |
| take into account | consider / factor in | hesaba katmak |
🔥 YÖKDİL'in Klasik Sorusu: "The findings call into question ..." cümlesinde "call into question" yerine en uygun karşılık nedir? Şıklar: dispute / explain / present / ignore. Cevap: dispute. Bu tip eşanlamlı eşleştirme her sınavda 2-3 soruda test edilir.
6. YÖKDİL'de Phrasal Verb Soru Çözüm Stratejisi
5 Adımlı Akademik Phrasal Verb Çözüm Yöntemi
- Akademik bağlamı belirle: Soru hangi alanda? (Sosyal/Sağlık/Fen)
- Boşluğun çevresini oku: Hangi anlam gerekiyor? (sebep, sonuç, çözüm, soru, açıklama)
- Tek kelime karşılığı düşün: Eğer bu bir akademik karşılık eşleştirmesiyse, hangi formal kelime uyuyor?
- Edata dikkat et: "to / on / from / at" gibi edatlar phrasal verb'in anlamını belirler.
- Bilmediğini ele: Hiç tanımadığın phrasal verb'i öğrenme süreci için kaydet, soruyu eler.
7. Pratik Test (10 Soru)
- The data ___ (account for / counts to / refers about) 70% of the variance.
- Researchers ___ (came up with / went on with / put on) a novel approach.
- The findings ___ (give back / call into question / put off) the original hypothesis.
- The chemical ___ (breaks down / sets up / takes over) at high temperatures.
- Patients should ___ (cut down on / pass on / hand over) sugar consumption.
- Scientists are ___ (looking after / looking into / looking out) the cause of the phenomenon.
- The new theory ___ (builds upon / breaks up with / brings about) previous research.
- Doctors must ___ (rule out / hold back / fight back) cancer as a possibility.
- His work ___ (sheds light on / breaks out / drops off) ancient civilizations.
- Many species ___ (come down / die out / set off) due to deforestation.
📋 Cevap Anahtarı (Tıkla)
- account for — oluşturmak (yüzde anlamında)
- came up with — geliştirmek
- call into question — sorgulamak
- breaks down — parçalanmak
- cut down on — azaltmak
- looking into — araştırmak
- builds upon — üzerine inşa etmek
- rule out — elemek
- sheds light on — aydınlatmak
- die out — tükenmek
Sık Sorulan Sorular (FAQ)
YÖKDİL'de phrasal verb sorusu kaç tane çıkıyor?
YÖKDİL'de her sınavda doğrudan 2-3 phrasal verb sorusu çıkıyor. Cloze test bölümünde 1-2 soru, paragraf sorularında ise dolaylı olarak 4-5 sorunun anlam çıkarımı phrasal verb bilgisine bağlı. Toplamda akademik phrasal verb hâkimiyeti 7-9 sorunun doğru cevaplanmasında belirleyici. 80+ puan hedefliyorsan akademik phrasal verb listesini kesinlikle bilmen gerekir. Çoğu YÖKDİL adayı YDS'ye paralel hazırlandığı için, akademik phrasal verb'lere özel çalışma genellikle eksik kalıyor — bu farkı kapatmak rakip adaylar arasında öne çıkmanı sağlar.
YÖKDİL Sosyal, Sağlık ve Fen alanlarında phrasal verb listeleri farklı mı?
Evet, alana göre yoğun kullanılan phrasal verb'ler değişir, ancak ortak bir akademik çekirdek liste vardır. Sosyal alan: argue against, build upon, give rise to, deal with, look back on, set out gibi tartışma+tarih+kavramsal phrasal verb'ler. Sağlık alan: come down with, suffer from, ward off, wear off, build up, break down (vücutta) gibi tıbbi/biyolojik phrasal verb'ler. Fen alan: break down (kimyasal), give off, set off, melt down, scale up gibi süreç+reaksiyon+enerji phrasal verb'leri. Tüm 3 alanda ortak: account for, carry out, look into, point out, put forward, rule out, take into account.
YÖKDİL phrasal verb'leri YDS phrasal verb'lerinden nasıl farklıdır?
Üç temel fark var. (1) Bağlam: YDS phrasal verb'leri akademik+günlük karışım, YÖKDİL ise tamamen akademik makale içeriği. (2) Sıklık: YDS'de "turn out", "give up" gibi günlük kullanımlar yaygın; YÖKDİL'de "put forward", "call into question", "shed light on" akademik kalıplar baskın. (3) Test formatı: YÖKDİL'de bir phrasal verb'in akademik tek-kelime karşılığını sorma daha sık (build upon → extend gibi). YDS'de hazırlanan aday YÖKDİL'e geçtiğinde akademik phrasal verb listesini ekleyerek hazırlığını tamamlamalı.
"Carry out" ile "conduct" arasında fark var mı?
İkisi de "yapmak / yürütmek" anlamında kullanılır ve akademik metinlerde sıkça eşanlamlı kabul edilir. "Carried out a study" = "Conducted a study". Ancak nüans farkı vardır: "carry out" daha fiziksel/eylemsel, "conduct" ise daha resmî/yönetimsel. "Carry out an experiment" deney prosedürünü uygulamak; "conduct a survey" bir anketi düzenleyip yürütmek. YÖKDİL'de bu iki ifade şıklarda birlikte gelirse genellikle ikisi de doğru kabul edilir; cevabı bağlamsal başka kelimedeki ipuçlarıyla seçersin.
"Call into question" tam olarak ne anlama gelir?
"Call into question" bir teorinin, bulgunun, iddianın geçerliliğini sorgulamak veya şüpheye düşürmek anlamına gelir. Akademik İngilizce'nin yıldızlarından biridir çünkü bilimsel makale yazımında sıkça kullanılır. "Recent findings call into question the long-held assumption that ..." = "Son bulgular ... varsayımını sorguluyor". Eşanlamlısı: challenge, dispute, question, cast doubt on, undermine. Karşı anlamı: confirm, support, validate, corroborate. YÖKDİL'de hem doğrudan phrasal verb sorularında hem de paragraf okuma anlama sorularında sıkça karşılaşırsın.
"Bring about" ile "result in" arasında fark var mı?
İkisi de "yol açmak / sonuçlanmak" anlamında kullanılır ama yön farkı vardır. "Bring about" aktif çatıdadır: özne sebep, nesne sonuç. "The reform brought about change" (Reform değişikliğe yol açtı). "Result in" ise süreç odaklıdır: özne süreç, nesne sonuç. "The reform resulted in change" (Reform değişikliğe sebep oldu). Birinci aktif rolü vurgular, ikincisi sonucun otomatik geldiğini ima eder. Akademik metinlerde ikisi de doğru kabul edilir. Eşanlamlıları: cause, lead to, give rise to, produce, generate, induce.
YÖKDİL phrasal verb'leri nasıl en verimli şekilde çalışılır?
3 aşamalı yaklaşım öneriyorum. (1) Çekirdek liste: 30-40 ortak akademik phrasal verb (account for, carry out, look into, point out, put forward, rule out gibi) sınava 2 ay kala bitmiş olmalı. Her birini en az 3 cümle içinde gör. (2) Alan listeleri: Hangi alana gireceksen (Sosyal/Sağlık/Fen) o alanın 25-30 özel phrasal verb'ünü öğren. (3) Eşanlamlı eşleştirmeleri: YÖKDİL'in en sevdiği soru tipi. Her phrasal verb'in 1-2 akademik karşılığını paralel öğren (build upon → extend, call into question → challenge gibi). 8-10 hafta düzenli çalışmayla 100-120 akademik phrasal verb'e hâkim olabilirsin.
"Put forward" ile "propose" arasında fark var mı?
İkisi de "ileri sürmek, önermek" anlamına gelir ve akademik metinlerde eşanlamlı olarak kullanılır. "Darwin put forward the theory of evolution" = "Darwin proposed the theory of evolution". Nüans: "put forward" daha resmî bir teori veya argüman önermek için, "propose" ise hem teori hem öneri için kullanılır. "Advance" ve "submit" da aynı kategoride. YÖKDİL'de bu eşanlamlı zinciri (put forward → propose → advance → submit → set forth) kelimeler arasında geçişler sıkça test edilir.
Akademik metinde "draw upon" ne demek?
"Draw upon" bir kaynaktan, bilgiden, deneyimden yararlanmak anlamına gelir. Akademik metinlerde araştırmacıların önceki çalışmalardan veya verilerden yararlanmasını anlatmak için kullanılır. "The study draws upon multiple data sources" = "Çalışma birden fazla veri kaynağından yararlanır". Eşanlamlıları: utilize, leverage, derive from, build upon. "The author draws upon her experience as a teacher" = "Yazar öğretmenlik deneyimini kullanır". YÖKDİL'de cloze test ve paragraf bölümlerinde sıkça karşımıza çıkar.
YÖKDİL'de phrasal verb sorularında en sık yapılan hata nedir?
İki ana hata var. (1) Edat (preposition) karıştırma: "build on" yerine "build with", "draw upon" yerine "draw at" gibi yanlış edat seçimi. Phrasal verb'lerde edatlar anlamı tamamen değiştirir; ezberlerken edatla birlikte ezberle. (2) Akademik tek-kelime eşleştirmesi yapamama: Phrasal verb'i bilse bile akademik karşılığını (call into question → challenge) bilmediği için soruyu kaçırma. Bu yüzden her phrasal verb'in en az bir tek-kelime akademik karşılığını paralel öğrenmek YÖKDİL'de kritik. Üçüncü daha az yapılan hata: bağlam yorumlamadan ezbere refleksif şıklamak — sınavda her zaman cümlenin Türkçe anlamını çıkar, sonra şık seç.
Sonuç: Akademik Phrasal Verbs YÖKDİL'in Belirleyicisi
YÖKDİL'de phrasal verb bilgisi 7-9 sorunun doğru cevaplanmasında belirleyici rol oynar. Ortak akademik çekirdek listenin (40 phrasal verb), alan-spesifik 25-30 phrasal verb'ün ve akademik tek-kelime karşılıklarının sistematik ezberi 8-10 haftada tamamlanabilir. Sınavın "akademik tonu" tam da bu phrasal verb'lerle yakalanır — bilim insanlarının "investigate" yerine "look into", "challenge" yerine "call into question" demeleri rastgele değildir. Bu yapıyı içselleştirdiğinde sadece phrasal verb sorularını değil, paragraf okuma anlama performansını da doğrudan iyileştirirsin.
YÖKDİL'in alan seçimine (Sosyal/Sağlık/Fen) göre özelleştirilmiş birebir koçluk için YÖKDİL Rehberi sayfamızdan kaynaklarımıza ulaşabilir veya 0531 333 9833 numarasından bize ulaşabilirsin.