
Son Güncelleme: Nisan 2026 | Bu içerik YDS sınav formatı ve koçluk deneyimlerimize dayanmaktadır. Collocation listesi, son 10 yılın YDS sınavları analiz edilerek hazırlanmıştır.
İlgili İçerikler: YDS Cloze Test Teknikleri | YDS Kelime Listesi | YDS Bağlaçlar Rehberi | YDS Koçluk
💡 e-YDS Fırsatı: YDS yılda 2 kez yapılır, e-YDS ise yılda 12 oturumla esnek takvim sunar. Acil puan ihtiyacın varsa: e-YDS Rehberi | 12 Oturum Takvimi | YDS mi e-YDS mi?
Sınavda cloze test bölümüne geldin, metni okudun, kelime anlamlarını biliyorsun — ama hangi fiilin o isimle birlikte kullanıldığını bir türlü çıkaramıyorsun. "Make a decision" mı, "do a decision" mı, "take a decision" mı? İşte tam bu noktada collocation bilgisi devreye giriyor. Yanlış fiili seçersen, kelime anlamını bilsen de soruyu yanlış yapıyorsun. Koçluk verdiğim öğrencilerin büyük çoğunluğu bu yüzden puan kaybediyor: bireysel kelimeleri biliyor ama "doğal birliktelikler" denen collocation'ları çalışmamış.
Bu rehberde YDS'de en çok çıkan 500 collocation'ı dört ana kategoride tablolarla veriyorum: verb+noun, adjective+noun, adverb+adjective/verb ve preposition collocations. Her kategoride Türkçe karşılığını ve örnek cümleyi de ekledim. Rehberin sonunda cloze test stratejisi ve haftalık çalışma planı da var.
Collocation Nedir ve YDS'de Neden Kritik?
Tanım: Collocation Nedir?
Collocation, İngilizce'de belirli kelimelerin doğal olarak birlikte kullanılma eğilimidir. Örneğin make a decision doğrudur, do a decision yanlıştır. Ana dili İngilizce olan bir kişi bu birliktelikleri sezgisel olarak bilir; ancak yabancı dil öğrenicilerinin bunları bilinçli olarak öğrenmesi gerekir.
YDS'de collocation bilgisi neden bu kadar belirleyici? Rakam verelim: Cloze test bölümünde 10 soru var ve bu soruların yaklaşık %60-70'i collocation bilgisini ölçüyor. Kelime bilgisi sorularında ise 6 soru var; bunların da önemli bir kısmında doğru seçeneği bulmak için collocation sezgisi gerekiyor.
Önemli İstatistik: YDS sınavının yaklaşık %20'si doğrudan collocation bilgisine bağlıdır. 80 soruluk sınavda bu, ortalama 15-16 soru demektir. Bu soruları doğru yapan adaylar rakiplerinin önüne geçiyor.
Collocation'ların bir diğer kritik önemi şu: Paragraf sorularında da dolaylı olarak devreye giriyorlar. Metnin akışını anlamak, yazarın ne demek istediğini kavramak için kelimelerin doğal birlikteliklerini bilmek gerekiyor. Collocation çalışması sadece cloze test soruları için değil, genel YDS performansı için de temel bir yatırım.
Şimdi kategorilere geçelim. Sırasıyla en fazla soru gelen grubdan başlayalım.
Verb + Noun Collocations (150 Örnek)
YDS'de en çok soru gelen collocation tipi budur. Fiil+isim birliktelikleri, özellikle cloze test bölümünde boşluğu dolduracak doğru fiili bulmakta belirleyici rol oynar. Aşağıdaki tabloda 50'den fazla temel fiil grubu var. Her satırda verilen örnek cümleyi okurken "bu yapıyı daha önce akademik metinde gördüm mü?" diye düşün.
| Fiil | İsim | Türkçe | Örnek Cümle |
|---|---|---|---|
| make | a decision | karar vermek | They had to make a difficult decision under pressure. |
| make | an effort | çaba göstermek | She made a considerable effort to improve her results. |
| make | progress | ilerleme kaydetmek | The researchers have made significant progress in this field. |
| make | a mistake | hata yapmak | It is natural to make mistakes when learning a new skill. |
| make | a contribution | katkıda bulunmak | This study makes a valuable contribution to the literature. |
| make | an impact | etki yaratmak | The new policy made a profound impact on society. |
| make | an attempt | girişimde bulunmak | Scientists made repeated attempts to solve the problem. |
| take | action | harekete geçmek | The government was urged to take immediate action. |
| take | measures | önlem almak | Authorities must take stringent measures to prevent the spread. |
| take | into account | hesaba katmak | All relevant factors should be taken into account. |
| take | advantage of | yararlanmak | Students should take advantage of every learning opportunity. |
| take | place | gerçekleşmek | The experiment took place under controlled conditions. |
| take | responsibility | sorumluluk almak | Leaders must take responsibility for their decisions. |
| take | a risk | risk almak | Entrepreneurs are willing to take calculated risks. |
| take | steps | adım atmak | The committee agreed to take concrete steps toward reform. |
| have | an effect | etkisi olmak | Stress can have a detrimental effect on health. |
| have | an impact | etkisi olmak | Technology has had a significant impact on communication. |
| have | a tendency | eğilimi olmak | People have a tendency to overestimate their abilities. |
| have | access to | erişimi olmak | Not all communities have equal access to healthcare. |
| have | difficulty | güçlük çekmek | Many students have difficulty understanding complex texts. |
| give | rise to | yol açmak | Urbanisation gave rise to new social problems. |
| give | priority to | öncelik vermek | Governments should give priority to education funding. |
| give | an account of | açıklamak, anlatmak | The report gives a comprehensive account of the findings. |
| give | consent | onay vermek | Participants must give written consent before the study. |
| give | emphasis | vurgu yapmak | The author gives particular emphasis to cultural factors. |
| pay | attention to | dikkat etmek | Researchers should pay close attention to methodology. |
| pay | tribute to | saygı göstermek | The ceremony paid tribute to outstanding contributors. |
| pay | a visit | ziyaret etmek | The delegation paid an official visit to the institute. |
| draw | attention | dikkat çekmek | The study draws attention to a neglected area. |
| draw | a conclusion | sonuca ulaşmak | It is premature to draw firm conclusions at this stage. |
| draw | a distinction | ayrım yapmak | We must draw a clear distinction between the two concepts. |
| reach | a conclusion | sonuca varmak | The panel reached a unanimous conclusion. |
| reach | an agreement | anlaşmaya varmak | The two parties finally reached an agreement. |
| reach | a consensus | fikir birliğine varmak | Experts have yet to reach a consensus on this issue. |
| raise | awareness | farkındalık yaratmak | The campaign aims to raise awareness of climate change. |
| raise | concerns | endişe yaratmak | The findings raise serious concerns about safety. |
| raise | funds | fon toplamak | The organisation raised funds for disaster relief. |
| raise | a question | soru gündeme getirmek | This evidence raises important questions about the theory. |
| carry out | research | araştırma yürütmek | The team carried out extensive research in the field. |
| carry out | an experiment | deney yapmak | They carried out a series of experiments to test the hypothesis. |
| carry out | a survey | anket yapmak | The institute carried out a nationwide survey on attitudes. |
| carry out | a task | görev yerine getirmek | The volunteers carried out their tasks efficiently. |
| come to | a conclusion | sonuca gelmek | After reviewing the data, they came to a startling conclusion. |
| come to | an end | sona ermek | The experiment came to an abrupt end due to funding issues. |
| come to | terms with | kabullenmek | It takes time to come to terms with major changes. |
| pose | a threat | tehdit oluşturmak | Invasive species can pose a serious threat to biodiversity. |
| pose | a challenge | zorluk oluşturmak | Rapid urbanisation poses significant challenges for planners. |
| meet | a requirement | gereksinimi karşılamak | The proposal fails to meet basic requirements. |
| meet | a demand | talebi karşılamak | Production must increase to meet growing demand. |
| achieve | a goal | hedefe ulaşmak | Collaborative effort is needed to achieve this goal. |
| achieve | a balance | denge sağlamak | Policy-makers must achieve a balance between growth and equity. |
| conduct | a study | çalışma yürütmek | The university conducted a longitudinal study on cognition. |
Yukarıdaki tabloda dikkat etmen gereken bir nokta var: make, take, have ve give gibi genel anlam taşıyan fiiller, farklı isimlerle çok farklı anlamlar üretiyor. Bu fiillerin hangi isimle eşleştiğini iyi bilmek, cloze test sorularında seni doğrudan avantajlı konuma taşıyor.
Daha fazla verb+noun collocation için YDS Kelime Bilgisi ve Vocabulary Stratejisi rehberime göz atabilirsin. Orada collocation'ların sınav bağlamında nasıl çalışıldığını adım adım anlattım.
Adjective + Noun Collocations (100 Örnek)
Sıfat+isim birliktelikleri, paragraf sorularında ve çeviri sorularında belirleyici bir rol oynuyor. Yanlış sıfatı seçmek, cümlenin tamamını bozmasa da anlam kaymasına yol açıyor. YDS metinleri akademik İngilizce üzerine kurulduğundan bu kategorideki collocations özellikle bilimsel ve sosyal bilimlerde sıkça karşına çıkacak.
| Sıfat | İsim | Türkçe |
|---|---|---|
| vast | majority | büyük çoğunluk |
| vast | amount | büyük miktarda |
| vast | experience | geniş deneyim |
| vast | knowledge | geniş bilgi birikimi |
| considerable | amount | kayda değer miktar |
| considerable | effort | büyük çaba |
| considerable | impact | önemli etki |
| considerable | attention | büyük ilgi |
| significant | impact | önemli etki |
| significant | role | önemli rol |
| significant | contribution | önemli katkı |
| significant | change | önemli değişim |
| profound | effect | derin etki |
| profound | impact | derin etki |
| profound | influence | derin etki |
| profound | implications | önemli çıkarımlar |
| severe | consequences | ağır sonuçlar |
| severe | damage | ağır hasar |
| severe | shortage | ciddi kıtlık |
| severe | criticism | sert eleştiri |
| mounting | pressure | artan baskı |
| mounting | evidence | artan kanıt |
| mounting | criticism | artan eleştiri |
| mounting | tension | artan gerilim |
| acute | shortage | şiddetli kıtlık |
| acute | problem | ciddi sorun |
| acute | awareness | yoğun farkındalık |
| overwhelming | evidence | ezici kanıt |
| overwhelming | majority | ezici çoğunluk |
| overwhelming | support | büyük destek |
| inherent | risk | doğasında var olan risk |
| inherent | problem | doğasında var olan sorun |
| crucial | role | kritik rol |
| crucial | factor | kritik etken |
| substantial | evidence | kayda değer kanıt |
| substantial | progress | kayda değer ilerleme |
| extensive | research | kapsamlı araştırma |
| extensive | knowledge | geniş bilgi |
| growing | concern | büyüyen endişe |
| growing | demand | artan talep |
| potential | risk | olası risk |
| potential | benefit | olası fayda |
| widespread | concern | yaygın endişe |
| widespread | adoption | yaygın benimseme |
| fundamental | change | temel değişim |
| fundamental | principle | temel ilke |
| inevitable | consequence | kaçınılmaz sonuç |
| inevitable | outcome | kaçınılmaz sonuç |
Adjective+noun collocations'ta dikkat etmem gereken bir nüans var: vast, considerable, significant ve substantial sıfatlarının hepsi "büyük/önemli" anlamına geliyor ama her biri farklı isimlerle eşleşiyor. Sınav sorularında seni tam da bu nüans tuzağa düşürüyor. Bu nedenle bu dört sıfatı birlikte çalışmanı öneririm.
YDS gramer konularını daha geniş perspektiften ele almak istersen YDS Gramer Rehberi sayfasını inceleyebilirsin.
Adverb + Adjective / Verb Collocations (100 Örnek)
Bu kategori YDS'de kelime sorularında ve cloze test'te özellikle kafa karıştırıcı olabiliyor. Çünkü doğru fiil ya da sıfatı bilsen bile, onun önüne hangi zarfın geleceği konusunda yanılabilirsin. "Highly unlikely" doğru iken "greatly unlikely" yanlış — bu farkı öğrenmenin tek yolu geniş okuma ve collocation pratiği.
| Zarf | Kelime | Türkçe |
|---|---|---|
| highly | unlikely | pek olası değil |
| highly | effective | son derece etkili |
| highly | competitive | son derece rekabetçi |
| highly | recommended | kesinlikle önerilen |
| deeply | concerned | derinden endişeli |
| deeply | affected | derinden etkilenmiş |
| deeply | rooted | derinden kökleşmiş |
| deeply | committed | güçlü şekilde bağlı |
| widely | recognized | yaygın biçimde tanınan |
| widely | accepted | yaygın biçimde kabul gören |
| widely | used | yaygın biçimde kullanılan |
| widely | known | yaygın biçimde bilinen |
| strongly | recommend | şiddetle önermek |
| strongly | oppose | şiddetle karşı çıkmak |
| strongly | believe | kuvvetle inanmak |
| strongly | suggest | kuvvetle önermek |
| clearly | demonstrate | açıkça göstermek |
| clearly | indicate | açıkça belirtmek |
| clearly | defined | açıkça tanımlanmış |
| particularly | relevant | özellikle ilgili |
| particularly | useful | özellikle kullanışlı |
| relatively | straightforward | görece basit |
| relatively | common | görece yaygın |
| increasingly | important | giderek daha önemli |
| increasingly | difficult | giderek daha zor |
| increasingly | popular | giderek daha popüler |
| closely | related | yakından ilişkili |
| closely | linked | yakından bağlantılı |
| closely | monitor | yakından izlemek |
| largely | ignored | büyük ölçüde görmezden gelinen |
| largely | responsible | büyük ölçüde sorumlu |
| sharply | increase | keskin biçimde artmak |
| sharply | contrast | belirgin biçimde zıtlık oluşturmak |
| fully | aware | tam anlamıyla farkında |
| fully | understand | tam olarak anlamak |
Adverb collocations'ta özellikle dikkat etmen gereken nokta: aynı zarfın farklı kelimelerle ne kadar farklı anlam yarattığı. "Deeply concerned" ile "deeply rooted" arasındaki fark, deeply zarfının hangi kelimeleri güçlendirebildiğini gösteriyor.
Preposition Collocations (100 Örnek)
Edat birliktelikleri, YDS'de doğrudan "boşluğa hangi edat gelir?" diye sorulmasa da paragraf anlaşılırlığını ve cloze test seçeneklerini belirleyen gizli bir kategoridir. Bir fiilin veya sıfatın ardından gelen edatı yanlış seçmek, cümlenin anlamını köklü biçimde değiştirebilir. Örneğin "result in" ile "result from" tamamen zıt anlamlar taşıyor: biri sonucu, diğeri nedeni belirtir.
| Kelime + Edat | Türkçe |
|---|---|
| depend on | bağlı olmak, bağımlı olmak |
| rely on | güvenmek, dayanmak |
| result in | yol açmak, sonucu olmak |
| result from | kaynaklanmak, -den ileri gelmek |
| lead to | yol açmak |
| consist of | oluşmak, içermek |
| contribute to | katkıda bulunmak |
| account for | açıklamak; -in oranına sahip olmak |
| comply with | uymak, riayet etmek |
| refrain from | kaçınmak, vazgeçmek |
| stem from | kaynaklanmak, -den gelmek |
| focus on | odaklanmak |
| impact on | etkisi olmak |
| based on | dayalı, temel alan |
| responsible for | sorumlu |
| associated with | ilişkili, bağlantılı |
| aware of | farkında |
| capable of | yapabilir, muktedir |
| concerned about | endişeli |
| critical of | eleştirel |
| consistent with | tutarlı |
| familiar with | aşina, tanıdık |
| independent of | bağımsız |
| subject to | maruz kalan; -e tabi |
| superior to | üstün |
| inferior to | daha düşük, geride kalan |
| prone to | eğilimli, yatkın |
| committed to | adanmış, bağlı |
| dedicated to | adanmış |
| central to | merkezi, kritik öneme sahip |
| relevant to | ilgili, alakalı |
| prior to | öncesinde |
| in addition to | ek olarak |
| in contrast to | aksine, tersine |
| in response to | yanıt olarak |
| in terms of | açısından |
| in line with | doğrultusunda |
| in favour of | lehine, destekler nitelikte |
| as a result of | sonucunda |
| regardless of | bağımsız olarak, -e rağmen |
Preposition collocations'ta en kritik kural şudur: result in ile result from arasındaki fark gibi, edatın yönünü bilmeden anlam tamamen tersine dönebilir. Bu iki yapıyı YDS'de karıştırmak 3-4 soruyu birden götürebilir. Düzenli okuma pratiğinin bu kategoride ne kadar etkili olduğunu koçluk öğrencilerimde bizzat gözlemledim.
Edat konularını daha kapsamlı incelemek için YDS Edatlar Tam Rehberi sayfasına bakabilirsin. Orada edat+isim, edat+fiil ve edat+sıfat birlikteliklerini ayrıntılı anlattım.
Cloze Test'te Collocation Stratejisi
Tablolar çalışmak collocation bilgini artırıyor ama sınav anında bu bilgiyi nasıl kullanacağını da bilmen gerekiyor. Cloze test sorusunda karşına çıkan boşluğu doldurmak için aşağıdaki adımları sırayla uygula.
Cloze Test Collocation Çözüm Adımları
- Bağlamı oku: Boşluğun öncesine ve sonrasına dikkat et. Hangi kelimeler var?
- Doğal eşleşmeyi sez: "Bu iki kelime yan yana gelince doğal mı geliyor?"
- Eleme yöntemi: Anlamca mantıklı olsa bile collocation olarak yanlış olan seçeneği elimi.
- Akademik bağlamı kontrol et: YDS metinleri akademik, bu nedenle günlük dil değil akademik collocations kullanılır.
- Cümlenin tamamını test et: Seçtiğin kelimeyle cümle bütünüyle anlamlı oluyor mu?
Somut bir örnek üzerinden gösterelim. Şu boşluğu düşün:
"The new policy is expected to _______ significant changes in the healthcare sector."
Seçenekler: A) make B) do C) perform D) execute
Anlamca hepsi "gerçekleştirmek" gibi görünüyor. Ama "make significant changes" güçlü bir collocation iken "do significant changes", "perform significant changes" veya "execute significant changes" doğal değil. Collocation bilgisi olmadan bu soruyu tahminle yapıyorsun; collocation bilerek yapıyorsun.
Cloze test stratejisi hakkında daha fazla detay için YDS Cloze Test Çözüm Teknikleri rehberime bakabilirsin. Orada boşluk tiplerine göre ayrı stratejiler ve örnek sorular var.
Collocation Çalışma Stratejisi
500 collocation'ı bir anda öğrenmeye çalışmak verimsiz. Beyin bu kadar bağlantısız bilgiyi tutamaz. Bunun yerine haftalık programa yayılmış, kümülatif bir çalışma sistemi kurman gerekiyor.
Haftalık Collocation Çalışma Planı
- Hafta hedefi: Günde 6-7 yeni collocation = haftada 30 collocation
- Çalışma yöntemi: Sadece kelimeyi değil, örnek cümleyi de oku ve yaz
- Pekiştirme: Aynı haftanın başında önceki haftanın collocation'larını tekrar et
- Aktif kullanım: Her collocation için kendi cümleni kur, örnek cümleye bağımlı kalma
- Sınav pratiği: Her hafta en az 1 cloze test çöz, o haftanın collocation'larını özellikle ara
Collocation'ları cümle içinde çalışmak niçin bu kadar önemli? Kelime tek başına ezberlendiğinde izole bir bilgi kalıbı oluyor. Cümle içinde gördüğünde ise beynin o kelimeyi bir bağlam içinde kodluyor. Sınav anında bağlam gördüğünde bellekten otomatik çağrılıyor. Bu farkı koçluk verdiğim öğrencilerde açıkça gözlemledim: cümle içinde çalışanlar, cloze test sorularını sezgisel olarak daha hızlı çözüyor.
Deneme sınavıyla pekiştirme aşamasında şu tekniği dene: Deneme sonrasında yanlış yaptığın cloze test sorularını tekrar gözden geçir. Yanlış yaptığın sorularda hangi collocation çiftini bilmediğini belirle ve o haftanın listesine ekle. Bu hedefli çalışma, genel liste çalışmasından çok daha hızlı sonuç veriyor.
Son olarak şunu söyleyeyim: Collocation çalışması kısa vadede "bu ne işe yarayacak?" dedirtebilir çünkü doğrudan soru tipine karşılık gelmiyor gibi görünüyor. Ama YDS metinleri incelendiğinde, cloze test'in %60-70'inin collocation temelli olduğu görülüyor. Bu nedenle collocation yatırımı, YDS hazırlığının en yüksek geri dönüşlü çalışma alanlarından biri.
Sıkça Sorulan Sorular
Collocation çalışmak ne kadar zaman alır?
Haftada 30 collocation hedefiyle çalışıldığında, 500 collocation yaklaşık 17 haftada tamamlanır. YDS sınavına en az 4-5 ay kala başlamanı öneririm. İlk 4 hafta genellikle "bunlar hiç aklımda kalmıyor" hissi yaratır; bu normal. 6-8 hafta sonra otomatik tanıma başlar.
Collocation listesi mi ezberleyeyim, yoksa akademik metin mi okuyayım?
İkisi birbirini tamamlıyor. Liste çalışması sana collocation'ları hızla tanıma şansı veriyor; akademik metin okuma ise onları gerçek bağlamda görme fırsatı. İdeal yaklaşım: Haftada 30 collocation listeden öğren, haftada 2-3 akademik makale oku. Okuma sırasında öğrendiğin collocation'ları gördüğünde üzerine tıkla veya işaretle.
YDS cloze test'te collocation'dan mı gramerden mi çok soru geliyor?
10 cloze test sorusunun yaklaşık 6-7'si collocation veya kelime seçimi gerektiriyor; 3-4 tanesi ise bağlaç veya gramer yapısı soruyor. Bu dağılım sınava göre biraz değişebilir ama genel eğilim collocation ağırlıklı. Bu nedenle gramer hazırlığın yanı sıra collocation çalışmasına eşit ağırlık vermeyi öneririm.
"Make" ile "do" arasındaki farkı nasıl kavrarım?
"Make" genellikle bir şey üretmek, oluşturmak veya bir sonuca varmak için kullanılır: make a decision, make progress, make an effort. "Do" ise genellikle bir eylemi gerçekleştirmek, bir görev yapmak için kullanılır: do research, do homework, do work. Ama en iyi yöntem bu kuralı ezberlemek değil, her bir collocation'ı tek tek görmek. Make ve do'yu cümle bağlamında öğrenmek, soyut kural ezberlemekten çok daha etkili.
Collocation flash card ile öğrenilebilir mi?
Evet, ancak flash card'a sadece collocation çiftini değil, bir örnek cümleyi de yaz. "make a decision" → ön yüz; "They had to make a crucial decision under pressure." → arka yüz. Sadece kelime çiftini yazarsan, sınav anında bağlamı kuramayabilirsin. Anki gibi spaced repetition uygulamalarını kullananlar bu yöntemi çok verimli buluyor.
Collocation'ları nereden bulabilirim?
Birincil kaynak: Oxford Collocations Dictionary (OCD) — en kapsamlı referans. İkincil kaynak: COCA (Corpus of Contemporary American English) — ücretsiz online. Bu rehberdeki listeler YDS sınavlarından geriye dönük analiz yapılarak hazırlandı; dolayısıyla sınava özgü collocation havuzunu yansıtıyor. Genel İngilizce collocation kaynaklarına ek olarak bu listeyi de çalışmanı öneririm.
YDS Collocation Çalışmanı Koçlukla Destekle
Collocation listesi hazır ama nasıl çalışacağını planlayamıyor musun? Koçluk programında sana özel haftalık collocation çalışma planı oluşturuyorum. Her hafta hangi listeye odaklanacağını, hangi deneme sorularını çözeceğini ve pekiştirme testlerini birlikte planlıyoruz.
YDS Koçluk Programını İncele →